Siyah Gözler



❮Epub❯ ➥ Siyah Gözler ➤ Author Cemil Süleyman – E17streets4all.co.uk Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler’i Servet i Fünûn yazarlarının özellikle Mehmet Rauf’un yazınsal etkisini taşır ve dönemin gerçekçi anlatısının söylemine kör bir tutkunun traged Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler’i Servet i Fünûn yazarlarının özellikle Mehmet Rauf’un yazınsal etkisini taşır ve dönemin gerçekçi anlatısının söylemine kör bir tutkunun tragedyasını ekler Kendisinden çok genç bir delikanlıya büyük bir aşkla bağlanan orta yaşlı dul bir kadının öyküsüdür buSiyah Gözler Tensel bir tutkunun tragedyası.Siyah Gözler

.

Siyah Gözler ePUB ò Paperback
  • Paperback
  • 110 pages
  • Siyah Gözler
  • Cemil Süleyman
  • Turkish
  • 12 May 2014

10 thoughts on “Siyah Gözler

  1. says:

    Lisede okumuştum Siyah Gözleri; fakat zihnimde kitaba dair pek bir şey kalmadığını fark edince ve Ayrıntı Yayınları'nın kitabı yayımladığını görünce alıp okumak istedim Eskişehir Ankara tren yolculuğunda bana eşlik eden Siyah Gözler aşkın nasıl saplantıya kaymaya meyilli bir duygu olduğunu da gösteriyor aslında Her ne kadar kitabın kapağı tam manasıyla ağır bir spoiler olarak nitelendirilebilse de Ayrıntı Yayınları'nın kitabı diğer yayınevlerinin son zamanlarda yaptığı gibi sadeleştirmeden yayımlaması büyük avantaj Günümüzde sık kullanılmayan kelimelerin günümüzde sık kullanılan karşılıkları metin içinde parantez içinde verilmiş Keşke metin içinde vermek yerine dipnot şeklinde verselermiş; ancak bu elbette tercih meselesi Konusuna gelirsek kocası vefat etmiş bir kadının kendinden yaşça küçük bir erkeğe olan aşkını merkeze aldığını söyleyebiliriz Önce bu kadının yaşından ve başından bir evlilik geçmiş olmasından ötürü aşka karşı koyuşunu okuyoruz Sonrasında da aşka kendini bırakışı; ancak hiç rahatlayamadan kuruntularının nasıl kendisini ve sevdiği adamı yiyip bitirdiğini görüyoruz Fecr i Ati Dönemi'nin bence başarılı bir eseri Siyah Gözler Türk Edebiyatı meraklılarına duyurulur

  2. says:

    30 yaşında yaşlanmış kabul edilen dul bir kadının Beykoz'daki kafesinden dışarı bakışı ve kendinden genç bir adama aşkını konu ediyor Tesadüfen aldığım bu minik kitap bir kadının iç buhranını gelgitlerini ümit etme hevesini ve ümitsizliğini çok güzel anlatıyor 1910 yılında yazıldığı düşünülürse ilerici ve hatta feminist bakışla bile okunabilir Stefan Zweig yazmış deseler inanırım Özellikle sonu çok vurucu dalga dalga yükselip patlayan bir volkan gibi okuyucuyu hayalkırıklığına uğratmayan unutulmayacak bir novella

  3. says:

    Sevdiğim türden bir kitap değildi “Ah sensiz yapamam” “yaşayamam öldürürüm kendimi” tarzında bir aşk hikayesini ele alıyordu Eski zamanlarda yazılmış bir kitap o yüzden normal görüyorum bunları Fakat ben sevmedim Tek iyi olan sonuydu ve baş karakterimizin psikolojisi iyi yansıtılmıştı bu kadar🌪

  4. says:

    İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi sayesinde daha önce hiç duymadığım bir ismin yapıtını okudum Siyah Gözler bir oturuşta okuyup bitirebileceğiniz bir kitap Yapıt dul bir kadının kendi başına kalmışlığını aşka sevmeye sevilmeye muhtaç oluşunu işleyen bir öykü Yazıldığı ve anlatıldığı dönemin kadınlarının bazı maruz kaldıkları şeyleri; bilhassa dul kalmış kadınların üzerindeki olumsuz anlamdaki etkilerin yansıması da gösterilmiş aynı zamanda Yıllardır unuttuğu aşkı genç bir erkekte bulan ana karakterimizin sevgiye susamış hâllerini sözde medeni durumundan ötürü değer yargılarının zaten yüklendiği yetmiyormuş gibi kadın karakterimizin de kendisine yüklenmesini sevilmeye layık olduğunu düşünmeyişini dönüp dolaşıp insanların diyeceklerinin hesaplarını yapışını okuyoruz Her şeyden önemlisi karşımızda aşkın eksikliğini her daim duymuş hissetmiş ve yalnızlığı sonuna kadar yaşayan bir kadın portresi var Ancak şöyle bir durum var ki aradan geçen o zaman sonrasında aradığı aşkı genç bir erkekte bulmuş olan kadınımızın bu sefer de kıskançlık durumları devreye girmeye başlıyor Kendi kendine yarattığı sanrılar ve gelgitler içerisinde kaybolmaya doğru yol alıyor Bundan ötürü yapıtın tam olarak neyi vermek istediği konusunda arada kaldım Verilmek istenen kıskançlık mı? Aşka susayış mı? Sevilme isteği mi? Yoksa bir insanın yalnızlığında ilerleyişi mi?

  5. says:

    Kanımca bu eserin önemi 1910 gibi erken bir tarihte erkek bir yazarın kalemiyle kadın bir kahramanın perspektifinden yazılmış bir romanı edebiyatımıza kazandırmış olmasıdır Siyah Gözler’deki şairane ruhsal tahlilleri sadelik seven okurun bünyesi kaldıramayabilir; teşbihlerle süslü betimlemeleri kahramanın zihnini haritalayan bir araç olarak beğendim Sonlara doğru cinsel saplantının dinsel hezeyana şüphenin paranoyaya dönüştüğü kısımları gayet başarılı buldumBeğenmediğim nokta romanın bir kişinin etrafında dönüp dolanan düşüncelerden oluşması ve bir çayırlıkla bir odadan başka hiçbir mekân içermemesi Bu iki kişi kimdir ne işle meşguldür aileleri nerededir çevrelerinde hiç mi kimse yoktur hiç mi başka bir yere gitmezler gibi sorulara yanıt bulamıyoruz Kadınlık halini acımasız bir büyük kentin somut sefalet havası içinde okumak isteyenlere Goncourt Kardeşler’in benzer temalı başyapıtı Germinie Lacerteux’yu öneririm NOT Ayrıntı Yayınları dil içi çeviride kelimelerin günümüzdeki karşılıklarını parantez içinde vermeyi tercih ediyor; böylelikle hem orijinaldeki tınıyı duyabiliyor hem de genelde kitabın sonunda verilen sözlüğe bakma derdinden kurtuluyoruz Yalnız bir iki yerde “sükût” ve “sukut” kelimelerinin karıştırıldığına dair bir kuşkum var

  6. says:

    ''dizi dizine temas ediyor; bazen ayaklar birbirlerini bularak hafif tazyiklerle doğrudan doğruya söylenemeyen şeylere bir vasıta yı münakale oluyordu''

  7. says:

    20sinde genç bir adam 30una gelmiş dul bir kadına aşık olur Genç adamın ısrarıyla beraber olmaya ikna olan kadın aslında bu kadar genç ve yakışıklı bir adamın onun gibi dul ve yaşlanmaya başlamış bir kadınla beraber olacağına hiçbir zaman inanamadı Bir gün gelecek ve genç adam onu terkedecekti Bu düşünce kar topu gibi büyüyerek bir çığa dönüştü ve sonunda aklını kaybettiBir gün kucağında söylediği ninniyle uyuyan siyah gözlü adamın canını oracıkta aldı onu terketmesin başkalarıyla olmasın diye

  8. says:

    Cemil Süleyman’ın romanı 1910 • Otuzunu aşkın dul bir kadının İstanbul’da Beykoz’daki evinde on yıldır hizmetçisi ve aşçı­sıyla yalnız yaşarken yirmi iki yaşında bir gencin siyah gözlerine vurulmasını zamanla delikanhyı geceleri eve almaya başlamasını ve sonunda onunla evlenmesinin imkânsızlığını düşünerek kıskançlık bunalımları yü­zünden bir gece sevgilisini boğup öldürmesini anlatan eser

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *